Silikon Cephe Sistemlerinde Konfor Koşulları ve
Performans Kriterleri
1. Isı Yalıtımı ve Kondensasyon
Giydirme cephe sistemlerinde dışarıdan yapılan yalıtım, yapı fiziği yönünden en uygun sistem olarak kabul edilmekte; binayı bir manto
![]() |
gibi sarmakta, soğuk köprü bırakmamakta, sıcaklık değişmelerinden meydana gelecek gerilme ve çatlakları önlemekte, havalandırma sayesinde konstrüksiyonu sürekli kuru tutmaktadır. Isıtma sisteminin kısa süreli kapatılması (geceleri) halinde, iç ortam sıcaklığının düşmesini önlemektedir. Bu durum ofis, okul gibi kısa aralıklarla sürekli kullanılan binalar için önemli bir özellik olmaktadır. İçeriden yalıtım ise mevcut binalarda daha kolay uygulanan ancak döşemelerin ve iç duvarların birleşim noktalarında ısı köprüleri oluşmasına sebep olan yalıtım türüdür. Isıtma sistemi kapatıldığında ortamın hızla soğumasına sebep olduğu için, iç ortam sıcaklığı hızla düşmektedir. Bu oranlar, iklime ve bina yüksekliğine bağlı olarak değişim göstermektedir. Doğramanın duvara doğru yerleştirilmesi ve sızdırmazlık profillerinin doğru bir şekilde uygulanması da hava infiltrasyonu ile olan ısı kayıplarına engel olmaktadır. Hafif asma giydirme cephe sistemlerinin ana malzemesi camdır. Vizyon ve spandrel kısımlarda geniş kullanım alanı bulan camın U değeri; pencerenin cam, çerçeve ve ek olarak, hem iç hem de dıştaki yüzey direncinin aritmetik toplamı olmaktadır. U değeri ne kadar düşükse, cam o kadar iyi yalıtım sağlıyor demektir. |
5. Güneş Kontrolü
Giydirme cephelerde, gün ışığı iç konfor standardını istenilen düzeyde tutabilmek için, aşırı parlaklığın kontrol altına alınması ve iklimlendirme giderlerinden tasarruf sağlanması amacıyla güneş ışınımının istenilen performans doğrultusunda denetlenebilir olması gerekmektedir. Binalarda kullanılan jaluzi, stor ya da perdeler; güneş ısısını kesmemekte, sadece güneş ışığını azaltmaktadırlar. Güneş kontrol camları veya dış gölgelikler güneş kontrolünün en etkili yolu olmaktadır. Güneş enerjisi kontrollü cam imalatında kullanılan metal kaplamalar, ışık geçirgenliğinde önemli rol oynamaktadırlar.
6. Işık Geçirgenliği, Renk ve Işık Yansıması
Herhangi bir ortamda insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için belli bir ışık düzeyine ihtiyaç duyulmaktadır. Güneş ışınlarından sağlanacak ışık düzeyi, cam elemanlarla içeriye kazandırılmaktadır. İç mekânlarda sağlanan doğal aydınlatma kalitesi üzerinde camın ışık geçirgenliğinin önemli bir etkisi bulunmaktadır. Camın sahip olması istenen ışık geçirgenlik değerinde, iklim önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Işık geçirgenliği düşük camlar, iç mekândaki gözlemciye "koyu" dıştakine ise "açık" renkli görünürken; ışık geçirgenliği ve ışık yansımasının birbiri ile ters orantılı olmasından dolayı, bunun tam tersi de mümkün olabilmektedir. Işık geçirgenliği yüksek olan kaplamalı camlar, dıştan genellikle koyu görünmektedirler. Bu durumda cam rengi, düşük yansıtmada öne çıkmakta, yüksek yansıtmada ise geri planda kalmaktadır. Yüksek yansıtma aynı zamanda güneş kontrol performansı anlamına da gelmektedir. Düşük bir ışık geçirimi, binaya dışarıdan bakıldığında içerinin görünmesini engellenmekte ancak içeride yaşayanların dışarıyı koyu renk güneş gözlükleri arkasından bakıyormuş gibi görmelerine sebep olmaktadır.
İç mekanlarda aydınlık seviyesi ve parıltının yanı sıra, görsel konforun niteliğini etkileyen etmenlerden biri de renktir. Estetik görünüm açısından seçilecek olan rengin; "renk psikolojisi" kavramı dikkate alınarak; mimar, ressam ve psikolog işbirliği ile seçilmesi gerektirmektedir. Camlarda renk, cam harmanına katılan renklendiriciler veya kaplamalarla elde edilmektedir.
7. Ses Yalıtımı
Yapı kabuğu dikkate alındığında işitsel konforun sağlanmasında; "hacim akustiği" ve "gürültü denetimi" gibi birbirinden ayrı iki konu üzerinde durulması gerekmektedir. Hacim akustiği, yapı kabuğunun iç yüzeylerinin hacmi tümüyle sardığı durumlarda, sesin yansıması ve yutulması durumunda söz konusu olabilmektedir.
Cam malzemenin ses yalıtım değerinin yükseltilmesi için; çift cam ara boşluğunun, kuru hava veya Argon gazı yerine SF 6 gazı ile doldurulması, çift camı oluşturan camlardan birinin kalınlığının diğerine oranla farklılaştırılması, ara boşluk kalınlığının değiştirilmesi, yine camlardan birinin farklı kombinasyonlardan oluşan bir cam haline getirilmesi gibi çözümler sonuç getirmektedir. Ses yalıtımı, sadece camla çözülememekte, alüminyum doğrama detayı ve aksesuarları da bu konuda önemli bir rol oynamaktadırlar. Dışarıdan kaynaklanan bir gürültünün iç mekana girişini azaltmak için cam dışındaki dış kabuk elemanlarının da gürültü yalıtım değerlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
8. Yangın Korunumu ve Güvenlik
Giydirme cephe sisteminin uygulandığı binaların genellikle çok katlı yapılar olması ve bu binalarda çalışan ve barınan insan sayısının fazlalığı bu binalarda yangın ve güvenlik önlemlerinin çok daha dikkatli bir şekilde ele alınması sonucunu doğurmaktadır. Yangına karşı dayanıklı camlar; hem insanların yaşamı hem de binada bulunan değerli malzemeler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu camlar, yangın sırasında opaklaşarak, geçirimi önleyen ve böylece yangının yayılmasını geciktiren camlardır. Güvenlik; cephe kaplama malzemesi seçiminde önemli bir etken olmaktadır. Giydirme cephe sistemlerinde en fazla kullanım alanı bulan malzemenin cam olmasından ötürü; kullanılacak olan camların dayanıklılığı, yüksek bina tasarımcıları, sahipleri ve sigorta şirketleri açısından hassas bir konu olmaktadır. Hırsızlık ve saldırıdan korunma dikkate alınması gereken bir diğer faktördür. Güvenlik sağlayan camlar insanların veya binanın; hırsıza, silaha ve patlayıcı maddelere karşı korunmasını sağlamaktadır.
9. Temizlik ve Bakım
Giydirme cephe sistemiyle inşa edilen yapıların temizlik sorunu, dışarıdan makara sistemiyle hareket ettirilen temizlik kabinleri ve bunların ihale edildiği firmalar tarafından çözümlenmektedir.
Az katlı binalarda yağmur cepheye en fazla 450’lik açı ile çarparken, yüksek binalarda her açıyla çarpabilmekte, böylece yüzeyde kalın bir su tabakasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Binaların kirlenmesinde rüzgar faktöründen etkilenme şekli, konumlarına ve çevresel etkenlere göre değişim göstermektedir. Alüminyum paneller korozyona karşı dayanıklı hale getirilmiş olsalar bile; kazınma, aşınma veya darbe etkilerinden korunmalıdır. Bakım ve temizlik için oksit çözen ve aşındıran temizlik gereçleri kullanılmamalıdır. İç mekanlarda görülen alüminyum yüzeyler; ıslak yumuşak bir bezle silinip kurulanmalı; imkan oldukça; vazelin, parafin gibi yağlarla silinip parlatılmalıdır. Yapının dışında açık havaya maruz alüminyum elemanlar; belirli temizleme periyodları içinde, ortalama 3-4 ayda bir temizlenmelidir. Bu amaçla yapılmış ticari temizlik malzemelerinden yararlanılmaktadır.
Kaynaklar
1. BROWN, W., C. ve RUBERG, K., 1988, "Window Performance Factors", Window Performance and New Technology National Research Council, Canada
2. GARDEN, G., K., 1998, "Characteristics of Window Glass" http://www.nrc.ca/irc/cbd/cbd060e.htm
3. GATZ, K., 1967, "Curtain Wall Construction", Iliffe Books Ltd., London
4. İNŞAAT VE MALZEME DERGİSİ, 2000, "Gölge Kutusunda Püf Noktaları", Sayı:152
5. KARABİBER, Z., 2000, "Gürültü Kirliliği ve Gürültü Kontrol Yönetmeliği", İzolasyon Dünyası Dergisi, Sayı: 25
6. SÖZEN, Ş., M., 1999, "Yapı Kabuğunda Isı ve Ses Yönünden Denetim – Konfor İlişkisi", TMMOB Makine Mühendisleri Odası, Yapıda Yalıtım Konferansı Bildiriler kitabı, 11 – 22 Şubat, İstanbul
Neden Enerji Tasarrufu?
Dünyada enerji tüketimi her geçen gün artmakta, kısıtlı fosil yakıtlar olan
petrol, doğalgaz ve kömür rezervleri hızla tükenmektedir. Enerji tüketim
maliyetleri, ülke ekonomilerine önemli yükler getirmektedir. Pahalı ve kıt olan
enerji kaynaklarını verimli kullanarak hem bireysel, hem de ulusal boyutta
tasarruf sağlamak mümkündür.
International Energy Agency ve T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın
verilerine göre Türkiye’de, binalarda tüketilen enerjinin yıllık maliyeti 10
milyar $ düzeyindedir. Isı, Su, Ses, Yangın Yalıtımcıları Derneği İZODER’in
hesaplarına göre ise, ısı yalıtımı ile ısıtma ve soğutma giderlerinde yaklaşık
%50 düzeyinde tasarruf sağlanabilmektedir.
Cam, yapılarda kapladığı geniş yüzey alanları nedeniyle enerji tasarrufu sağlanabilecek önemli bir alandır. Binalardaki ısı kayıplarının önemli bir kısmı pencerelerden gerçekleşmektedir. Ülkemizde, mevcut tüm konutlarda yüksek performanslı yalıtım camlarının kullanılması durumunda, yılda yaklaşık 2 milyar $ tutarında tasarruf sağlama potansiyeli bulunmaktadır.
Enerji kaynaklarını verimli kullanmanın bir diğer yararı ise, yanma sonucu ortaya çıkan karbondioksit gazının atmosfere daha az miktarda salınmasıdır. Bu sayede çevre kirliliğini ve Dünya’nın dengesini bozan küresel ısınmayı kontrol altına alma imkanı doğmaktadır.